Ana içeriğe atla

Korku ve Dehşet Üçlemesi

Korku ve Dehşet Üçlemesinin birinci metnini oluşturan ''ve asma yaprakları gibi titreyen el" adında bu öyküler adı üzerinde korku ve dehşet konularını ele alıyor. İnsanın kökeninde var olan kötücüllük, korkuya ve dehşete yatkınlığı, onun özünde var olan, belki de ontolojik açıdan bedenine eklemlenen korku ve dehşetin nasıl da günümüz insanında göründüğünü irdeliyor. Milenyuma girmemize ve insan psikolojisi üzerine çok araştırmalar yapılmasına rağmen onun varoluşuna, ontolojisine ilişkin derinlikli etüt ve analizler ilerleyen zamanlarda da güncelliğini koruyacaktır. İnsan var oldukça, onun ruhunun gizemli yanları araştırılacak, ilerleyen zamanlarda ruhundaki farklı karanlık yanlar ortaya çıkacaktır. Bu öyküler insanın o karanlık yanlarına yapılacak bir sondaj girişimi olarak da görülebilir. (İdefix)
Farklı öykü ve kıssalarla süslenmiş, her biri özgünce Ahmet Sarı tarafından kaleme alınmış nadide bir eserdir. Kitap adından da anlaşıldığı gibi üçleme olup üç ayrı kitap halinde okurla buluşmaktadır.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hacı Murat

Kafkaslarda bir yiğidin hikayesi. Yazarı Tolstoy olan Hacı Murat adlı romanımız kafkaslarda Şeyh şamil döneminde yaşananları ve o döneme ait bir hikayeyi konu edinmiştir. İlk başta yazarı Rus, kitabın adı Türk ismi diye garipseyebilirsiniz. Fakat Tolstoy'un asker kökenli bir yazar olduğu ve genellikle kafkaslarda Türklere, Tatarlara ait romanlar yazdığı bilinir.

Hacı Murat Şeyh Şamil',n en yakın arkadaşıdır ve bir süre sonra Şamil'den ayrılıp Ruslarla beraber olduğu bir hayata başlar. Rus yanlısı olmamasına rağmen, Şamille aralarında çıkan tatsızlık nedeniyle, vatan haini ilan edilmiştir. Hacı Murat, dindar ve oldukçada milliyetçi bir karaktere sahip, güçlü ve cesur bir adamdır. Hayatın zorlukları ve çıkmazlar nedeniyle Ruslarla irtibat içerisinde yaşamaya mecbur bir adamın öyküsü bu kitapta ele anlınmıştır. Romanı okurken olayların ve yaşananların ötesinde o döneme gidecek ve bir an o dönemde yaşadığınızı hissedeceksiniz. Normal bir okur olarak bu romanı okumak etkileyici…

Hermann Hesse - Siddhartha

Tarihe isimlerini altın harflerle kazımayı başaran büyük yazarların birçoğunun da eserlerinde ve yaşamlarında ele aldığı, romanlarına konu edindiği insanın bendini arayışı ve nefsiyle mücadelesini en belirgin ve akıcı bir dille ele alan yazarların başında nitekim Hermann Hesse gelmektedir. Siddhartha adlı romanda Budizm’in temel felsefesi ve insanın bendini arayışı en güzel biçimde anlaşılmaktadır. Siddhartha, Hermann Hesse’nin Buddha yani Siddhartha Gautama’nın hayatını konu alan, Budizm felsefesinin içrek yönlerini uzmanlıkla işleyen yazarın en ünlü eseridir. Romanın başkahramanı olan Siddhartha, arkadaşı Govinda’yla beraber Nirvana’ya ulaşmanın ve hakikati bulmanın gayretiyle yollara düşmüşlerdir. Bir prens olan Siddhartha’nın babasının yanından çekilip, ormanlara çekilmesi ve sürüp giden hayatının anlatıldığı roman Budizm felsefesiyle harmanlanmıştır. Okuru başkalaştıran, sorgulamaya ve arayışa yönelten eşsiz bir eserdir.

Zeus

Günümüz dünyasında gerçek olmadığı kanaatine varılmış olan Mitolojik kavram ve görüşler günümüze kadar efsane ve söylentilerle ulaşmış durumda. En görkemli mitolojiye sahip olan Yunan mitolojisinin baş Tanrısı olan Zeus'a dair bir çok özellik ve bilgi bu kitapta özenle sunulmuştur. Zeus'un yaşamı, özellikleri ve yaptıklarına yer verilen kitap, akıcı ve oldukça da basit bir dille anlatılmıştır. Kitapta Turuva savaşı ve afrodit gibi bir çok tanrıçaya da yer verilmiş ve İlyada destanından da söz edilmiştir.